YATIRLAR
Narlıdere dağlarının tepelerinde Kuşbaba,
Teke, Külahlı Baba, Teke burnu ve Sucak baba adlarında beş tane yatır vardır.
Bunlardan en çok ziyaret edilen Külefli Baba - Külahlı - sekiz öbürleri ise
birer evciklidirler. Bunlardan başka “Niyaz taşı” adında Çatalkaya’ya giden
yolun kıyısında bir yatır daha vardır ki gelen geçen yolculuğunun hayırlı olması
için ona niyaz etmeden ve hiç olmazsa bir kahve adamadan geçip gitmez. Yerli
tahtacılar köyünün üstündeki çamlıkta Bayazıt dede, Kazdağında sarıkız türbesi
bulunmaktadır.
Vaktile dedelerimiz bu dağlarda çadırlarını
kurmuş, sanatlarını işlerlerken ölet çıkmış. Genç ihtiyar bir çok adam ölmüş sağ
kalanlar da çadırlarını yıkıp sağa sola göçmeye ve sık sık yer değiştirmiye
başlamışlar. Ve nihayet Kara Hüseyin’in harman yeri denilen suyu havası iyi bir
yerde kalmışlar.
Güvendirlerin çıra ışığı karşısında sadık
canları coşturan ve sabahlara kadar sema oynatan çöğürleri topakev dedikleri
keçe çadırları köşelerinde aylarca asılı kalmış.
Havasını suyunu beğenip çadırlarını
kurdukları yer Çatalkaya, Sucak Baba, Teke Burnu ve Niyaz Taşı arasına ve üç yol
ağzında düz ve geniş bir yermiş. Bunların oraya yerleşmeleri civardaki yatırlara
malum olmuş derhal sacayağı bacağı yanan yatırlar birbirine haykırmışlar ve
“Erenler aramızda mümin kullar var gözliyelim” demişler, gerek son konaklarının
hava ve suyunun iyiliği ve gerek yatırların himmetiyle olet geçmiş.
YATIRLARI ZİYARETE
GİDERKEN
Yazın ilk ayında yatırlardan birinin
ziyaretine gidilir. Ziyaret üç gün sürer herkes hayvanlarına eşyalarını sarar
yeni ve temiz elbiseler giyer, dolusunu ve mezesini alır. Yola çıkarlar
yoruldukça her dinlendikleri yerde saz çalarlar, nefes söylerler ve sema
yaparlar. Eşyalar yatırlara yakın bir yere indirilir, eşya hayvanların sırtından
iner inmez yatır ziyaret edilir. Türbe kapısına girerken:
- Esselamu Aleyküm Ey erenler can gözüle
daim hakkı görenler dünya varlığının terkini kılanlar (Teveffeni müslimen ve el
hiknı bissalihin) Bercemali zatipak derler.
ZİYARET ŞEKLİ
Yatırın çevresi duvarla çevrilmişse
ziyaretçi bulağın önüne diz çöküp sürüne sürüne evciğin yanına varır. Türbeye
girdikten sonra:
- Cemalin senin nuru ilahi yüzünden alemin
mihrile mahı ayağın toğrağı ey masharımen erenler başımın tacı külahı hem olsun
sana dünya ve ukba sensin dini dünya padişahı “Rabbülmaşrık vel magrıp feeynema
tevellû ecsemme vechullahu innallahe vesiun alim” ber cemali zatı pak ayiabare
salavat derler.
Evliya makamına gelindikte:
- Esselam ey mihri bap bari gahı kibriya
esselam ey can hüdayi der tarikı evliya esselam ey sahibanı şeriatı ahdümürteza
esselam ey tabianı şeriatı Mustafa ber cemali zati paki aliabara
salavat.
Dedikten sonra baş ucundan başlayıp ve
dilekler dileyerek evciğin her yanına niyaz eder ve yine diz üstü sürüne sürüne
dışarı çıkar.
Herkes ziyaretini bu suretle yaptıktan sonra
evciğin taşı ve duvarları onarılır. Etraftaki otlar temizlenir. Eğer özü çürük
birisi tarafından satın alınıp yatıra taş dikilmiş veya emir sarık sarılmışsa
yatır onu derhal parça parça eder fırlatır.
YATIRLARIN BAŞINDA CEM
AYİNİ
Ziyaret bittikten sonra çadırlar kurulur
kurbanlar kesilir ve tandır kuyusu açılır. Türlü yemekler ve mezeler hazırlanır.
Etraftaki çamlıklardan bir kaç yük çıra getirilir, akşam olunca yatırın
duvarları üstüne beş on tane meşale dikilir. Dedenin bir hayirlisiyle ahenk
başlar. Daha önceleri anlattığımız. şekilde cem yapılır. Sabahlara kadar içilir
ve sema oynanır.
ZİYARETTEN DÖNÜŞ
Yatırdan ayrılış ziyareti evvelki gibi
yapılır. Çadırlar yıkılır, hayvanlar sarılır ve yola çıkılır. Giderken olduğu
gibi dönerken de yollarda dinlene dinlene ve nefes söylenip sema yapıla yapıla
evlere dönülür.